OT SOC Alarm Optimizasyonu: Gürültüyü Azaltıp Müdahaleyi Hızlandırma
OT SOC ekiplerinin en büyük problemi alarm eksikliği değil alarm fazlalığıdır. Aynı olaydan gelen tekrar eden bildirimler, düşük öncelikli sistem mesajları ve bağlamsız güvenlik uyarıları kritik tehditleri görünmez hale getirebilir. Bu nedenle ilk adım, alarm kaynaklarının envanterini çıkarıp her kuralın gerçekten hangi riski tespit ettiğini netleştirmektir. Tanımsız kural setleri, operasyon ekibinde alarm yorgunluğu oluşturur.
İkinci adım korelasyon mimarisidir. Tekil bir imza yerine çoklu belirtiyi bir araya getiren kurallar tasarlanmalıdır: anormal oturum davranışı, beklenmeyen protokol komutu, normal dışı saatlerde erişim ve segment sınırı ihlali gibi sinyaller birlikte değerlendirildiğinde yanlış pozitif oranı düşer. Böylece ekipler her bildirime değil, gerçek olay ihtimali yüksek senaryolara odaklanabilir.
Üçüncü adım eşik ve öncelik yönetimidir. Her üretim hattının toleransı farklı olduğu için alarm eşikleri proses gerçekliğine göre özelleştirilmelidir. Kritik ekipmanlara ait uyarılar doğrudan yüksek öncelik kuyruğuna düşmeli, bilgilendirici seviyedeki uyarılar ise toplu raporlama akışına alınmalıdır. Bu ayrım yapılmadığında vardiya değişimlerinde bilgi kaybı yaşanır ve müdahale süresi gereksiz biçimde uzar.
Dördüncü adım operasyonel disiplindir. Vardiya bazlı triage playbook'ları, kim hangi tip alarmda ne kadar sürede aksiyon alacak sorusunu netleştirir. Olay kapatma sonrası kısa geribildirim döngüsü kurulduğunda kurallar sürekli iyileştirilir ve SOC olgunluğu hızla artar. Sonuç olarak daha az alarm, daha yüksek doğruluk ve çok daha kısa müdahale süresi elde edilir.
Ana Sayfaya Dön